31 Mart’ta Yabancı Parmağı

0

Tarihimizde yankısı çok büyük olan 31 Mart irtica olayında Derviş Vahdetîlerin ve Melanzade Rıfatların iplerini elinde tutan gerçek güç, emperyalizmdir. 31 Mart irtica olayı, İngilizcilikleri, şeriatçılıklarından çok önce gelen din sömürücülerinin eseri olduğu halde, bu nokta üzerinde şimdiye kadar pek az durulmuştur. 31 Mart konusunda pek çok inceleme yayımlanmış, fakat genellikle irtica olayı, bir avuç yobazın ve “alaylı” askerin marifeti sayılmıştır. Bu zavallı kuklaların iplerinin kimin elinde bulunduğu unutulmuştur.

31 Mart irtica olayı, Almanya’nın lehine sonuç vermiştir, fakat ayaklanmanın baş aktörünün İngiltere olduğundan pek az şüphe edilebilir. Daha önce de gördüğümüz üzere, o günlerin lider emperyalist devleti, İttihatçıların balayı hayallerine rağmen, milliyetçi eğilimleri dolayısıyla onları kuşkuyla karşılamış ve milliyetçi harekete karşı olan her türlü yerli unsurla işbirliğine yönelmiştir. Hüseyin Cahit Yalçın’ın deyimiyle “Meşrutiyetin ferdasında Abdülhamit’in zulmüne düşman olduğu zannolunan İngiltere’nin İstanbul sefirinin arabasını, hürriyete kavuşmuş Türkler, beygirleri çıkararak sokaklarda çekmişlerdir. Fakat İstanbul’daki İngiliz Sefareti, İttihatçıları (Chauvin) müfrit nasyonalist ve müfrit vatansever bularak muhalefeti teşci etmiştir.”
Ahmet Emin Yalman da İngiltere ve müttefiki Rusya’nın İttihat ve Terakki’ye karşı tutumunu şöyle değerlendirmektedir:
“İngiltere ve Rusya, Türkiye’nin bütün hoşnut olmayan unsurlarıyla birleştiler. Bunlar arasında Ermeniler, Rumlar, Kürtler, Çerkezler ve Arnavutlar gibi ırki ve dini azınlıklar, eski rejim mensupları, dinsel bağnazlar, muhalif basın liderleri, yeni rejimden umdukları nimetleri bulamayanlar, prensip itibariyle gizli komiteye karşı çıkan bazı aydınlar bulunmaktaydı.
(…)
Seçimlerde, Rus ve İngiliz siyasi ajanları, aktif biçimde muhalefet adaylarının kazanması için çalışmaktaydı.”
İngilizlerin İttihatçılara karşı destekledikleri lider “çılgınlık derecesinde İngiliz taraftarı” dedikleri ihtiyar Kâmil Paşa’dır. Meşrutiyet’in ilanından kısa süre sonra, Kâmil Paşa ile İttihatçıların arası açılınca İngiliz basını, İttihat ve Terakki ile gizli komite aleyhine şiddetli bir kampanya açmıştır. Kâmil Paşa’nın 31 Ocak 1909’da düşürülmesi üzerine, İttihatçıların “İngiltere’yle dostuz” teminatına rağmen, kampanya şiddetlenmiştir.
İstanbul’daki İngiliz Sefareti ise Kâmil Paşa’yı tekrar iktidara getirmek için tertiplere girişmiştir. Bu işleri yürüten Baştercüman Fitzmaurice’tir. İngilizlerin bir zamanlar CIA kadar ünlü gizli örgütü Intelligence Service’in ileri gelen bir adamı olan Fitzmaurice, Celal Bayar’ın deyimiyle “Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyen şahıs ve guruplarla devamlı temas halindeydi. Meşrutiyet’in ilanını sağlayan ve onun bekçiliğini yapmak isteyen İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni yıkmakla meşguldü.”Daha önce Anadolu’da, Ermeniler hesabına faaliyet gösteren Fitzmaurice, İstanbul’un kudretli kişilerindendir. Mesela, 7 Ağustos 1908’de, İttihatçılar’dan ürkerek İngiliz Sefareti’nden yardım rica eden Abdülhamit’in ünlü Sait Paşa’sı için İttihatçılardan, Paşa’ya bir şey yapılmayacağı hususunda teminat alan kişi Fitzmaurice’tir. Meşrutiyet’in ilanı üzerine, derhal Sadrazam köşküne gidip “Sultan’ın halkla teması gerek” deyip Abdülhamit’in isteksizliğine rağmen, bunu başaran yine Fitzmaurice’tir.

Doğan AVCIOĞLU

Yazının tamamını Bilim ve Ütopya dergisinin nisan  sayısında okuyabilirsiniz…

Share.