Boş

Toplam: 0,00 ₺

Bebeklerden İnsan Doğasına Dair İpuçları

Yale Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden J. Kiley Hamlin, Karen Wynn ve Paul Bloom, 2007 yılında Nature adlı hakemli bir dergide yayınlanan bir çalışma yaptılar.  Bu çalışmada yaşları 6 ay ila 12 ay arasında değişen bebekler öncelikle bir oyun seyrediyorlar, ardından oyunda gördükleri iki karakterden hangisine daha çok ilgi duyacaklarını tespit etmek amacıyla bir seçime yönlendiriliyorlar. Bu oyunda, üzerlerine birer çift göz çıkartması yapıştırılmış üç farklı renk ve şekilde tahta bloktan oluşan karakter var. Olayın merkezindeki karakteri bir tepeyi tırmanmaya çalışırken, bir diğer karakteri ona yardım ederken, üçüncü karakteri ise ana karakteri tepeden aşağıya iterken görüyoruz. Bebeklerin, bu yaşta seçimlerini konuşarak ifade edemeyeceklerinden, kendilerine sunulan iki bloktan hangisine uzandıklarına bakılarak bir sonuca varılmış. Sonuca göre bebeklerin çoğu, tercihini yardımsever karakterden yana kullandı. Hamlin ve ekibi, yetişkinlerin diğer insanları, davranışlarına ve görünüşlerine dayanarak oldukça hızlı ve otomatik bir değerlendirmeden geçirdiklerini, fakat bu değerlendirme kabiliyetinin genetik kökenleri ve gelişim sürecinin henüz çok iyi anlaşılmadığını vurguluyorlar. Bu kabiliyetin, ahlaki düşünce ve davranışın temeli mahiyetinde iş görüyor olabileceğini ve erken yaşlarda ortaya çıkmasının, sosyal gelişimin biyolojik bir adaptasyon olduğu görüşüyle de örtüştüğünü ileri sürüyorlar. (1)

Ekip, 2007’deki çalışmalarının ardından, 2010’da bir makale daha yayınlıyor. Bebeklerin bazı bireylere  daha fazla ilgi gösterdiklerine değinilen çalışmada bu defa bir önceki çalışmalarında yer alan bebeklerden çok daha küçük bebekler, 3 aylık bebekler söz konusu. Elbette 3 aylık bebekler kaslarını, kollarını bilinçli ve koordineli bir biçimde uzatacak kadar kontrol edemezler. Ancak Hamlin ve meslektaşları; çok küçük bebeklerin, güler yüzlü olan, doğrudan göz teması kuran ya da fiziksel olarak hoşlarına giden insanlara ve ilgilerini çeken ya da beğendikleri nesnelere daha uzun süreler boyunca baktıklarını gösteren bir dizi bilimsel çalışmaya işaret ediyor. 2010 Yılında yapılan bu çalışmanın en çarpıcı yönü ise bebeklerin, bir canlıyı temsil eden (üzerine bir çift göz çıkartması yapıştırılmış tahta blok) karaktere yardım eden ve onu engelleyen karakter arasında ayrım gözetirken, senaryonun merkezine “cansız” (üzerinde bir canlıya işaret eden herhangi bir özellik taşımayan) bir obje geçtiğinde, o objeyi tepeden yukarı ve aşağı iten karakterler arasında belirgin bir ayrım yapmıyor oluşları. (2)

Hamlin ve Wynn 2011 yılında bir makale daha yayınlıyor.  Bu çalışmanın detayları videoda yer aldığından burada izah etmiyorum. Fakat tahta bloklardan el kuklalarına geçmelerine değinmek istedim. Başlangıçta senaryo, bir tepeden yukarı tırmanma, aşağı itilme, tepeyi çıkmaya çalışanı aşağı itme, yukarı itme şeklinde bir basitlik taşırken, sonrasında kurgulanan senaryolar bir topu alıp kaçma, bir oyuncak kutusunu açmaya çalışma, kutuyu açmaya çalışırken zorlanma gibi hâl ve durumlar içerir hale geliyor. Hamlin ve ekibi de takip eden çalışmalarında, fiziksel hareketleri ve karakterlerin durumunu bu şekilde daha iyi yansıtabileceklerini düşünerek el kuklaları kullanmaya başlıyorlar. (3)

Hamlin’in 2013’te yaptığı çalışmaya göre; 8 aylık bebekler bir olayda yer alan karakterleri, olay esnasında belli ettikleri niyetlerine dayanarak değerlendirebiliyorken, 5 aylık bebekler ancak sonuca bakarak bir değerlendirme yapıyorlar. Bu sonuca varmalarına sebep olan deneyi kısaca anlatmaya çalışalım. Deneydeki kukla gösterisinde; videodaki gösteride olduğu gibi, içinde oyuncak olan bir kutuyu açmaya çalışan fakat zorlanan bir karakter, o karaktere yardım eden bir diğer karakter ve o karakteri engelleyen bir başka karakter olmak üzere üç karakter var. Ancak bu defa gösteriye farklı senaryolar eklenmiş. Bir senaryoda, kutuyu açmaya çalışan karaktere yardım eden kukla başarılı olurken, alternatif senaryoda yardımsever kukla “iyi niyetine” rağmen kutuyu açmakta başarılı olamıyor. Kutunun çarpılarak kapatıldığı senaryolardaysa, engelleyen karakter birinde kutuyu kapatmakta başarılı olurken, diğerinde kutuyu kapatmak için uğraşsa da bunu başaramıyor. Yani olayların sonuçları değişse de, senaryolarda yer alan iki karakterin (yardımsever karakter ve engelleyen karakter) niyetleri değişmiyor. Niyet; bir senaryoda eyleme dökülüp, amaca ulaşılırken, diğerinde yalnızca “iyilik” ve “kötülük” işaretleri olarak kalıyor. Ekibin kaydettiğine göre, 8 aylık bebekler bu işaretleri algılamak konusunda başarılı olurken, 5 aylık bebekler bu işaretleri algılamada başarısız oluyorlar ve seçimlerinde eyleme dayalı hareket ediyorlar. (4)

2015 Yılında bir grup biliminsanı, Hamlin ve Wynn’in 2011 yılında yapmış oldukları çalışmayı tekrarlama girişiminde bulunurlar. Burada amaç, bir deneyi aslına en uygun şekilde tekrarlamak suretiyle deneyin sağlamasını yapmaktır. Ancak ilk girişimlerinde, Hamlin ve Wynn’in elde ettikleri sonuçlarla tutarsız bir sonuç elde ederler. Görünüşe göre bebekler, yardımsever karakter ve engelleyen karakter arasında belirgin bir farka işaret edecek seçimlerde bulunmamışlardır. Yöntemlerinden emin olmak ve deneyi ikinci kez tekrarlamak için Hamlin’le bağlantı kurarlar ve kullanılan materyallerden, gösterideki zamanlamalara kadar oldukça detaylı bilgi edinirler. İkinci girişimlerinde ise, bu girişimi bir öncekinden mümkün olduğunca bağımsız kılabilmek için yeni materyaller kullanılır ve deney farklı bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Bu defa da Hamlin ve Wynn’in sonucuna benzer sonuç alamayan araştırmacılar, bebeklerin ikinci deneyde ağırlıklı olarak sağ taraflarında bulunan kuklaya yöneldiklerini kaydeder. Bu iki tekrarlama girişimini ele aldıkları makalede Salvadori ve ekibi, sonuçların tutarsızlığına sebep olmuş olabilecek bir dizi durumdan bahseder. Bu durumlardan bazıları, kukla gösterisinde yaşananların zamanlamalarındaki farklardan doğmuş olabilecek anlam kaymaları, kurulan sahnenin, kutunun ve kuklaların boyutlarındaki farklar, deneye katılan bebeklerin sahneye olan uzaklıkları, tekrarlama girişiminde bulunulan deneyin gerçekleştirildiği ülkeye bağlı olarak deneyde yer alan bebeklerin içinde yaşadıkları kültür vb. Aynı zamanda kendilerinin iki farklı deneyi iki farklı grup araştırmacıyla tekrar etmeleriyle alakalı olarak; Hamlin ve Wynn’in çoğu deneyinde aynı ekiple çalışmasının, deneyin sonuçlarına bir etkide bulunmuş olabileceğinden bahsediyorlar. (5)

Son olarak videoyla ilgili bir kaç not ekleyelim. Paul Bloom yapılan söyleşide evrensel bir ahlak anlayışının köklerinden bahsediyor olsa da, daha ileri kültürlerarası çalışmalar gerçekleştirilmeden bulunulan böylesi bir iddia oldukça zayıf kalıyor.

*Ödüle ulaşmak için kolları çekmek sözüyle, B.F. Skinner’ın kendi adını verdiği, Skinner Kutusu adlı düzeneğe gönderme yapılmaktadır. Bu düzenekte fareler, ana hatlarıyla, bir kola basmak suretiyle yemeğe ve suya ulaşırlar.

**Burada kuklaları sunan araştırmacının kuklaların rolleriyle ilgili bilgiye olmaması; araştırmacının seçimi yapacak olan bebeği gayriihtiyari olarak etki altında bırakmaması (vücut dili, tavır, sunum şekli vb.) açısından önemlidir.

***Bahsedilen şarkı, Brodway’de sahnelenen South Pacific müzikalinde yer alan You’ve Got to be Taught to Hate adlı şarkıdır.

Kaynaklar:

1)Hamlin, J.K., Wynn, K., & Bloom, P. (2007). Social evaluation by preverbal infants.  Nature 450, 557-560. DOI: 10.1038/nature06288

2)Hamlin, J.K., Wynn, K., & Bloom, P. (2010). Three-month-olds show a negativity bias in their social evaluations. Developmental Science 13:6, 923-929. DOI: 10.1111/j.1467-7687.2010.00951.x

3)Hamlin, J.K., & Wynn, K.  (2011). Young infants prefer prosocial to antisocial others. Cognitive Development 26, 30-39. DOI: 10.1016/j.cogdev.2010.09.001

4)Hamlin, J.K. (2013). Failed attempts to help and harm: Intention versus outcome in preverbal infants’ social evaluations. Cognition 128, 451-474. http://dx.doi.org/10.1016/j.cognition.2013.04.004

5)Salvadori, E., Blazsekova, T., Volein, A., Karap, Z., Tatone, D., Mascaro, O., & Csibra, G. (2015). Probing the strength of infants’ preference for helpers over hinderers: Two replication attempts of Hamlin and wynn(2011). Plos One. DOI: 10.1371/journal.pone.0140570