Sınıfsız Toplumdan Sınıfsız Topluma HÜMANİZM

0

Hümanizm burjuva demokratik devrimlerin şafağında ortaya çıkan ve günümüze kadar etkisini sürdüren bir düşünce akımı. İdeolojiden sanata, kültürden edebiyata kadar pek çok alana damgasını vurdu. Hümanizm, insanın, din ve yaratıcı merkezli evren ve dünya kavrayışını kovması ve onun yerine insanı koymasıdır. Artık insandan ve insanın ihtiyaçlarından öte bir ideal yoktur! Her şeyin ölçüsü insandır. Ne din, ne Tanrı ne de başka bir şey insanın üstünde değildir. İnsan öbür dünyada hayalini kurduğu sınıfsız ve sömürüsüz bir ütopya için değil; bu dünyada eşit, özgür, onurlu ve mutlu olmak için çalışacaktır, yaşayacaktır. Bu bakımdan hümanizm türümüzün özlemlerini hayata geçirmesi yönünde attığı büyük bir tarihsel adımdır.
Kuşkusuz hümanizm bir takım parlak zekâların kağıt üstünde yazdıklarıyla ortaya çıkmadı. Burjuvazi, doğuşuyla birlikte ideolojik zeminde de ortaçağ yobazlığıyla hesaplaşmak zorundaydı. İnsan bu dünyaya günahkâr olarak gelmemişti. Hayat çile doldurmak için yaşanmıyordu. Hayattan zevk almak, zenginlik ve mutluluk için yaşamak insanı yücelten erdemlerdendi. Ticaretin ve paranın  olduğu ve bu etkenlerin sürekli büyümek istediği, işgücünün sömürüldüğü bir toplumsal-ekonomik sistemin gelişmesi için ortaçağdan kalan engeller zihinlerde de yıkılmak zorundaydı. Diğer türlü ne burjuvazi hâkim sınıf olup rızâyı sağlayabilirdi ne de ortaçağ kendiliğinden tasfiye olurdu. Bu bakımdan hümanizm insanın kendini özne yerine koyduğu bir iradi müdahaledir. Yeni doğan devrimci sınıf ideolojik hegemonyasını aydınları aracılığıyla inşâ etmiştir.
Ancak hümanizm doğuşuyla sınırlı değildir. Eğer böyle algılarsak ona burjuva ideolojisi/düşüncesi damgasını vurup kaba bir “sınıfçılık”la bir kenara atarız. Bu bizi saf bilimciliğin determinizmine ve sadece kuramdan ibaret bir Marksizme götürür. Toplumu kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren her sınıf o toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak ve harekete geçirecek ortak değerleri de hânesine yazmak zorundadır. İşte hümanizm bu bakımdan burjuvazinin yolunu açtığı kadar onun gericileşmesi ve emperyalist-kapitalist sistemin sadece emekçilere değil bir tür olarak insanlığa karşı konumlanmasıyla da filizleneceği zemini milli devrimlerde ve sosyalizmde bulmuştur.
Hayatınıza ve yaşadığınız çevreye bakın. İçinde çoğu zaman bir kişinin olduğu otomobil yığınlarının caddelerde ve sokaklarda egemen olduğu, binlerin toplu taşıma araçlarında üst üste gittiği, plazaların tepelerinde keyif çatanlarla ekmek için dilenenlerin aynı muhitte yaşadığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Emperyalist zorbalığın komşu ülkelerdeki kardeş insanlar üzerindeki baskısını her gün görüyoruz. Aynı zamanda direnişi ve bağımsızlığa doğru atılan adımları da… İşte hümanizm hem mafyalaşmış kapitalist sistemin insanı dişlileri arasında ezmesine hem de emperyalist tahakkümün zorbalığına karşı insan sıcaklığı için savaşımın adıdır. Ancak hümanizm bu bakımdan milli demokratik ve sosyalist bir içerikle gerçek anlamına kavuşabilir.
Kapak dosyamızda Dr. Doğu Perinçek hümanizmi tarihsel, çağdaş, devrimci ve bu bakımdan özgün bir içerikle ele alıyor. Okurlarımız için oldukça aydınlatıcı olacağını düşünüyoruz.
Yrd. Doç. Dr. Ömer Faik Anlı hümanizmin felsefi temellerini ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Sina Akşin Türkiye özelinde Ortaçağ ve Hümanizm ilişkisini güncel bağlamlarıyla tartışıyor. Ayrıca büyük Türk hümanisti Hasan Ali Yücel’in katkılarına yer veriyor.
Prof. Dr. Hüseyin Özel, Marx ve Hümanizm ilişkisinde Marx’ın bir bütün olduğunu, onun gençlik döneminde verdiği eserleri anlamadan “olgunluk” döneminin de anlaşılamayacağını ve bu bakımdan kapitalizmin açıklanamayacağını söylüyor.
İnsan insana çelme taktığında değil, sendelediği zaman elini uzattığında ve ayağa kaldırdığında insanlaşabilir. Eksiklerini, hatalarını, çıkmazlarını yüzüne vurduğunda ya da onu kaderiyle baş başa bıraktığında değil; olumluluklarını, güzelliklerini, bugüne kadar yaptığı iyi şeyleri öne çıkardığında insan insana güvenebilir. Hümanizmi aynı zamanda bu bağlamda anlamak ve yaşama uygulamak gerekiyor.
Daha insani bir dünya ve yaşam için…

Emrah Maraşo
Bilim ve Ütopya Genel Yayın Yönetmeni

Share.