TKP’nin Atatürk ve 10 Kasım değerlendirmesi “Altı Ok’u benimsiyoruz”

0

Türk sosyalist hareketinin Atatürk’e bakışı bugüne kadar hep tartışılagelmiştir. Biz de Mustafa Kemal Atatürk’ün 78. ölüm yıldönümü vesilesiyle bu konuya dair üç önemli belgeyi sizlerle paylaşmak istedik. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) en üst düzey yetkilileri tarafından Atatürk’ün vefatının hemen arifesinde ve hemen sonrasında kaleme alınan bu belgeler, Türk komünistlerinin Atatürk ve Kemalizme bakışını yansıtırken, dönemin Türkiyesi hakkındaki değerlendirmeleri de içeriyor.

Belgeler incelendiğinde TKP’nin Atatürk’e, Kemalizm’e, Atatürk sonrası CHP’ye, Alman faşizmine ve iç gericiliğe karşı yürütülmesi gereken politikalara bakışı net bir şekilde görülmektedir.

TKP, o dönemde Komintern’in belirlediği politikaya uygun olarak uluslararası planda Alman faşizmine karşı mücadeleyi esas almaktadır. Komintern’deki TKP temsilcisi tarafından Alman tehdidinin ikinci bir Kurtuluş Savaşı’nın verilmesine yol açabileceği görülmektedir. Bu koşullarda halkı birleştirmek ve tek bir cephe kurmak temel görev olarak benimsenmiştir. Bu hareketin öncü unsurları da CHP ve TKP’dir. Diğer taraftan Türkiye’nin güçlü ve bilinçli bir orduya ihtiyacı vardır. Ordu, Cumhuriyet’in ve bağımsızlığın teminatı olarak değerlendirilmektedir.

Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’nün önderlik ettiği İstiklâl Savaşı tecrübesi örnek alınmalıdır. Atatürk ve Kemalizm sadece İstiklâl Savaşı pratiğiyle değil, Cumhuriyet devrimleri ve kazanımları ile bağımsızlığın sağlamlaştırılması süreciyle de yol göstermektedir. Komintern’deki TKP temsilcisine göre birleşik cephenin programı da “daha ileriye taşımak üzere” Altı Ok olarak kabul edilebilir. Bu anlamda TKP, “desantralizasyon” süreci ve kararıyla birlikte kapalı toplantılarda, gizli raporlarda ve kamuoyuna açık beyannamelerde birçok defa dile getirdiği gibi, temsilcisi aracılığıyla bir kez daha geçmiş siyasetleri açısından açık bir özeleştiri de yapmaktadır.

Ancak mücadele, sadece dış cephede değil, iç cephede de devam etmektedir. TKP liderleri, CHP içinde gerici unsurların güç kazandıklarını ve devrimlerden geri dönüş tehlikesini tespit etmektedir. Bu gerici unsurlar, özellikle Atatürk’ün hastalığını fırsat bilmişlerdir, hatta onu iktidardan uzaklaştırmak istemektedir. Gericilerin hedefinde Altı Ok vardır. Aynı kesimler, diğer yandan işçi sınıfının haklarını almasını da engellemektedir. Feodalizmle uzlaşma eğilimleri de devrimleri tehdit etmektedir. TKP’nin aynı dönemde Dersim İsyanı’nı gerici olarak değerlendirmesi ve isyanın bastırılmasını açık bir şekilde savunması bu tabloyu tamamlamaktadır. TKP, CHP’den feodal unsurlara karşı daha tutarlı bir tavır beklemektedir. Ayrıca işçi sınıfının ve köylülüğün ekonomik durumu da mutlaka düzeltilmeli ve demokratik hakları tanınmalıdır. CHP’nin bu temeldeki adımları, içindeki gerici unsurlar tarafından durdurulmaya çalışılmaktadır.

TKP önderliği, gerek Atatürk’ün hastalığı gerekse de ölümünden sonra CHP’de yaşanan ayrışmada İsmet İnönü’yü ilerici ve demokratik güçlerin temsilcisi olarak görmektedir. TKP’nin bu çerçevede yaptığı tahliller, ilerleyen süreçte doğrulanacak, karşıdevrimci unsurlar olarak görülen grup Demokrat Parti’yi kuracaktır.

Dr. Mehmet PERİNÇEK
İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü

Yazının tamamı Bilim ve Ütopya Kasım sayısında

Önemli Düzeltme: Yazının dergimizin 52. sayfasında yer alan, üstteki kutunun önemli bir bölümü tasarım hatasından dolayı tekrar basılmıştır. Bu hata nedeniyle başta Dr. Mehmet Perinçek olmak üzere okurlarımızdan özür dileriz.

Share.