fizik

Yeni bir bilişim çağına doğru: Kuantum teknolojileri ve kuantum mühendislik

Haklı olarak uzunca bir süreden beri çağımızın bir bilişim çağı olduğu söylenir. Bu sade ve bilgece deyişin sanılandan çok daha fazla ötesi-berisi vardır.

Bilişim (information) terimi; bir sistemin sahip olabileceği veya taşıyabileceği, onda kodlanabilen (yüklenebilen) her türlü bilginin edinilmesi, kullanılması, işlenmesi, aktarılması ve depolanmasıyla ilgili her türlü uğraş ve eylem anlamında kullanılır.

Stephen Hawking ve kara delikler

Stephen Hawking, Galileo Galilei’nin ölümünden tam olarak üç yüz sene sonra, 8 Ocak 1942’de Oxford(İngiltere)’da dünyaya geldi.

21. yaş gününün hemen ardından 1963 yılında ALS hastalığı (Amyotrofik Lateral Skleroz: bir tür motor nöron hastalığı) teşhisi konuldu. Doktorlar, Hawking’in birkaç yıllık ömrü kaldığını söylüyorlardı. Hawking, tekerlekli sandalyeye ve konuşabilmesi için bir bilgisayara bağlı olmasına rağmen bilimsel üretimini sürdürdü. Ayrıca Hawking’in üç çocuğu ve üç tane de torunu vardır.

2017'de Fizik'te neler oldu?

Physics World 2017 Yılın Buluşu Ödülü, nötron yıldızı birleşmesinin ilk çoklu-dalga gözleminin oldu

Physics World 2017 Yılın Buluşu Ödülü, yerçekimi dalgaları içeren ilk çoklu-dalga gözlemini yaparak astronomide çığır açan uluslararası astronomlardan ve astrofizikçilerden oluşan bir ekibin oldu. Topolojik fizikten eski Mısır bilimine uzanan dokuz farklı alanda yürütülen diğer çalışmalar da büyük övgülere layık görüldü.

Kara delik de ölümlüdür

Kuantum fiziği ile Albert Einstein’ın genel görelilik teorisini belli ölçüde birlikte kullanan Cambridge Üniversitesi profesörlerinden Stephen Hawking, 1970’lerin başında yaptığı oldukça ünlü çalışmasında şu sonuca ulaşmıştır: “Kara delikler çok da kara değiller!” Bu kısa yazıda, Hawking’in ne demek istediğini anlamaya çalışacağız. Princeton Üniversitesi’nden John A. Wheeler 1967’de “kara delik” ismini vermeden önce bu nesneler “çökmüş yıldız” veya “donmuş yıldız” olarak biliniyorlardı.

Hint fakiri yatağında sismik dalga hareketi

Dalga hareketi çalışmalarında “U” şeklindeki yarı dönüşler gibi kimi yörüngeler imkânsız olarak düşünülür. Ancak Langevin Enstitüsü, Londra Imperial Koleji Fresnel Enstitüsü ve Multiwave Teknolojileri şirketinden araştırmacılar, elastik dalgaların belirli ortamlarda bu yörüngeyi takip edebileceğini gösterdiler. Bu çalışmaları, teorik bir modelin onaylanmasını sağladı ve Physical Review Letters dergisinde yayımlandı.

Güneş'in ölümü

Güneş sistemimizin gezegenleri iki aileye ayrılır: Güneş’e yakın yer alan iç gezegenler ve güneşten uzakta yer alan dış gezegenler. İç gezegenler; kaya biçiminde, katı yüzeyli ve uydularının olmayışı ya da az sayıda olmaları ile Dünya’ya benzerler.  Bunlar  Dünya  ile  birlikte toprak grubu gezegenleri oluştururlar: Merkür, Venüs, Dünya ve Mars. Güneş’ten daha uzakta bulunan gezegenler daha büyük ama yoğunlukları daha düşüktür, yüzeyleri katı değildir ve çok sayıda uyduları vardır: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün. Gezegenlerin Güneş’e olan uzaklıkları belli bir geometrik kurala uyar.

Yavaş ışık

Her sabah Güneş’ten yola çıkan ışık ışınları uzay boşluğunu 8 dakikada geçip Dünyamızın yüzeyine düşer ve günü aydınlatırlar. Size bu mesafenin 150 milyon kilometre olduğunu söylersem, ışığın ne kadar muazzam bir hızla (saniyede 300000 km) yol aldığını algılayabilirsiniz.

“Bu ne işe yarar?” diye düşünebilirsiniz. Pek çok uygulaması arasında, internetin enerji tüketiminde önümüzdeki yıllarda beklenen tıkanmayı çözebileceğini söylersem, bu keşfin önemini görebilirsiniz.